Kısa açıklama: Bir eksiklik neden zamanla değişmez bir gerçek gibi hissedilir?
Onsuzluk sabit görünür. Çünkü yokluk uzadığında, insan onun geçici olduğunu unutmaya başlar. Bir şeyin eksikliği bazen öyle uzun sürer ki, kişi onu hayatın değişmez yapısı gibi algılar. O zaman yokluk bir durum olmaktan çıkar, kimliğin parçası haline gelir.
İnsan her şeye alışabildiği gibi, eksikliğe de alışabilir. Sevgisizliğe, anlaşılmamaya, beklemeye, cevapsızlığa, içte kalan boşluklara… Bir süre sonra acı bile ilk şiddetini kaybeder, ama bu iyileşme anlamına gelmez. Bazen sadece o yarayla yaşamayı öğrenmiş oluruz.
Onsuzluk bu yüzden sabit görünür. Çünkü hareket etmeyen şeyin kendisi değil, bizim onu algılama biçimimizdir. İnsan “hep böyleydi” demeye başladığında, değişim ihtimalini de yavaş yavaş kapatır. Oysa hiçbir duygusal durum sonsuz değildir. Sadece bazıları çok derin iz bıraktığı için sonsuzmuş gibi yaşanır.
Belki de burada asıl tehlike, eksikliğin kendisi değil; ona alışıp onu kader sanmaktır. Çünkü insan bir şeye ne kadar uzun süre maruz kalırsa, onu doğal kabul etmeye başlar. Bu da bazen eksiklikle mücadeleyi bitirir.
Onsuzluk gerçekten sabit mi, yoksa sadece çok uzun sürdüğü için mi öyle görünüyor? Bu soruyu sormak bile bazen insanın içindeki donmuş alanı hafifçe çatlatır.